"En iyi film-Altın İstiridye" (52.San Sebastian Film Festivali) "Barış filmi ödülü”(Berlinale-2005)
"Jüri özel ödülü"(40.Chicago Film Festivali)
"Jüri özel ödülü"(2004 Tokyo Filmex Festivali)
2004 yapımı olan ve İran - Irak ortak yapımı olan filmde; Amerika'nın Irak'a müdahalesinden hemen önce, Türkiye - Irak sınırındaki bir mülteci kampında yaşayan ve mayın tarlalarında büyüyen, hiç çocuk olamamış ama büyümeye de fırsat bulamamış, dünyadaki yaşıtlarından çok farklı şartlar altında yaşayan bedenlerin hikayesi anlatılır. Bilhassa savaş sonrası çekilmesi sebebiyle; savaşın, toplum ve bireylerde (özellikle çocuklarda) sebep olduğu yıkımlara değinilir.
Kamptaki çocukların hayranlığını kazanmış olan Satellite’in liderliğinde toplanan tehlikeli kara mayınları, burada yaşayan çocukların tek geçim kaynağıdır. Kampa yeni gelen, savaşta yağmalama esnasında uğradığı tecavüz sebebiyle yaşamını sonlandırmaya çalışan fakat sorumluluklarıyla boğuşan küçük kız çocuğu 14 yaşındaki Agrin’e aşık olan Satellite, onun gözleri görmeyen küçük oğlu ve her iki kolunu da bir patlamada kaybetmiş abisinden oluşan ailesine yardım etmeye çalışır. Ancak acımasız koşulların içerisinde büyüyen, tecavüz sonucu dünyaya gelen oğlunun varlğı sebebiyle Agrin’in tek isteği ölmektir.
Film sahnelerinden birinde Amerikanlar gelmektedir, halkta bir silahlanma söz konusudur.Satellite pazara gider ve “Amerikanlar geliyor bize gaz maskesi verin” der.
"Şu Amerikan işi olanlardan! "..
Bahman Ghobadi’nin yorumu:
“Amacım süper güçlerin ağır silahlarını Irak’a göndermesine sembolik ama sanatsal bir karşılık vermekti. Taşıdığım küçük DV kamera ile, birkaç hafta Bağdat’ta ve diğer şehirlerde gördüklerimi kaydettim.İran’a döndükten sonra beni Irak’ta mutsuz eden her şeyin filmini yapmaya karar verdim: Mayın tarlaları, sakat çocuklar, yakınlarını kaybetmiş insanlar, gitgide artan huzursuzluk... Savaş sanki yeni başlamış gibiydi. Irak’ta çekim izni almam üç ay sürdü. Küçük bir ekiple çekim yaptık. Dünya televizyonları savaşın bittiğini anons ediyordu, bense başrolünde Bush, Saddam ya da başka bir diktatörün olmadığı bir film çekmeye başlamıştım. Savaşın sonunda bu liderler dünya çapında medya yıldızıydılar. Kimse Irak halkından bahsetmiyordu. Halka ait bir tek resim yoktu. Sadece bir sürü gereksiz görüntü dönüp duruyordu. Bu filmde Saddam ve Bush yardımcı oyuncular. Öte yandan Irak halkı ve sokak çocukları başrolü oynuyor.Filmimi diktatör ve faşistlerin politikalarına kurban edilen tüm masum dünya çocuklarına ithaf etmek istiyorum.”


